Atalarından aldığı devleti tarihin en kudretli imparatorluğu haline getirdi. Işte bu Sultan Süleyman Hayatı Kısaca hikayesidir. Her şeyi fırtınalı bir günde başladı gökyüzü griye boyalıydı, kara bulutlardan düşen yağmur damlaları karadeniz’i dövüyordu. Şehzade Selim, divana bağdaş kurmuş elinde oltu taşından tesbihi şöminede çatırdayan odunlara bakıyordu. İşte tam o arada pis bir ağlama sesi duyuldu. Sesin sahibi, isminin yeryüzündeki her şeye hükmetmiş hz. Süleyman’dan almıştı ve de ilk adımlarını ismine yaraşır şekilde henüz 5 aylıkken acemistan halısının üstünde babaannesinden validesine doğru tek tek attı.

Sultan Süleyman Hayatı Kısaca

Lakin kudretli babasından çekindiği kadar kimseden çekinmiyordu. Şehzade Selim’in tek oğluna emanet ettiği yakut kalkmalı yatağının dışındaki erkek şey fildişinden yapılmış satranç takımına ait bir şahtı. 13’ünde beklediği çağrıyı aldı. Köy güçlü ellere kanıpta topkapı sarayı’nın arz odasına girip padişah dedesinin önünde diz çöktü ve ilk görev beratı okundu.

Selim Han Oğlu Süleyman’a Tatar memleketi kefe sancağı verilmişti. Nasılda muhteşem bir şeydir bu, can dostu i̇brahim’le kefenin deli rüzgarında kaftanları uçuşurken batan güneşin kızılı ında ellerinde ak ağaçtan okları canavar denilen kabadayılara hayatı zindan ediyorlardı.

Kanuni Sultan Süleyman ve Kefen

Süleyman kefenin tek efendisi iken şalkısız bir gecede kara haberi aldı. Babasın mezarının yanı başına kendisine emanet ettiği şahı koymuştu. Taşlar yeniden dizilmiş oyun yeniden başlamıştı ve bu oyunun artık yeni bir şahı vardı. Şahı mat edicek tek kadınsa o sırada piri resisin kırlangıcının mahsenine zincirlenmiş halde tanrının ona bahşettiği yazgıyı bekliyordu.

Kalenin duvarlarında gök kubbeyi inleten bir patlama daha oldu. Umbaracı başı salih paşa kılıcını bir kez daha indirdi. Gökyüzüne yükselen yüzlerce umbara etrafı tekrar karartı. Belgırat kalesinin boynu bükülmüştü. Heybetli kapı iki tarafa açıldı ipekten öte kızıl saçları zarif gülümsemesi ve buğulu yeşil gözleriyle rutenyalı rokselena odaya adımını attı. 

Kanuni Sultan Süleyman’ ın tahta geçişi

Genç kadın süleyman şahın çelikten kalbini eritmeyi başarmıştı. Bu genç kadının hırsı ileride saraya hükmedicekti. Aziz jan şovelyeleri lideri Dilipdövilyers denizci dürbününden 300 parçalık ağır osmanlı donanmasına baktı. Çevresi osmanlı karyonlarıyla sarılmıştı. Çaresizlikle göklere beyaz bayrağı çekti teslim oluyolardı. Kıta avrupasını son umudu kutsal jermen imparatorunun kayzel 5. çar ancak Kanuni Sultan Süleyman karşısınıda şarseli değil zırhlı süvarileriyle macarları bulucaklardı. 

Sultan Süleyman ve Pargalı İbrahim Paşa

Moğaç ovasında cehenem sıcağı vardı. Mehterenlar köslerine vuruyorlardı ve tam 50 bin Osmanlı askeri ovaya yayılmıştı. Sultan Süleyman, Malkoçoğlu, Vali bey ve Pargalı İbrahim paşanın arasında eliyle ileriyi gösterdi. Hucum buyruğu ovada yankılandığı andada patlayan tüfekler savaşın sonucunu haber veriyordu zafer. Zaman başka boyutta akıyordu saraydan rutenyalı rokselena neşesi bol anlamına gelen hürrem adını almıştı. Valide sultan ve şehsade anasını Mahri Devranın el pençe durduğu bir düğünde kadim tarihte ilk kez bir cariye alemler sultanıyla nikah kıyıyordu. Tipiden göz gözü görmüyordu, duyulan tek ses köse aitti. Kaleden alev topları atılıyordu. 

Lazistan akıncısı kocamış avni ağa elindeki mızrağı uçlardaki avurturya okcularına fırlatırken tek bir şeyden eminde bu kuşatma durdurulmazsa tüm ordu buz tutardı. Sadrazam İbrahim Paşa elindeki güç ile mağrurlaşmıştı. Fermanları serasker sultan adıyla imzalıyordu. 1536 ramazan ayında bir iftar yemeğinden evine dönüp odasının kandilini yaktığında yüzleri maskeli 4 cellatın ellerinde kemer karşısında buldu. Yağlı urgan İbrahim paşanın boynunan geçtiğinde ise “boynuma geçen Hürrem Sultanın saçlarıdır” dediği rivayeti sarayın çinili duvarlarında asırlar boyunca yankılandı. 

Sultan Süleyman her şeyin en iyisinini isteyenlerdendi. O yüzden mimar başı Sinanettin ustaya hazinenin anahtarın verdi ve tek bir şey istedi bana ayasofyadan iyisini yap 7 yıl sonra süleymaniye camiisi ile istediğini almıştı. Çadırın dışından savaşcılıkları duyuluyodu. Ay ışığı yatağında hastalıkla boğuşan Süleyman hanın yüzünü aydınlatıyordu. Bir yıldız kaydı 70 senelik ömründe bir oğul, bir kardeş, bir eş ve bir dost kaybetmiş arkasında ise devrin en büyük gücünü bırakmıştı. Gözleini kapadı.

O ki tebrizden kudüse istanbuldan mekkeye erivan dan atinaya hükmeden cihan padişahıydı,  o ki Yavuz Sultan Selim şah oğlu Kanuni Sultan Süleyman handı. O da her canlı gibi sonsuzluğa uğurlanmıştı. Sultan Süleyman Hayatı Kısaca böyledir.

Kanuni Sultan Süleyman han’ın hükümdarlı esnasında en iyi anlaştığı veziri
Pargalı Damat İbrahim Paşa Hayatı Kısaca
yazısını inceleyebilirsiniz.