İndir


Parçada Anlam Konu Anlatımı

Anahtar Sözcük

Kaliteli bir yaşam istiyorsanız hafta en az dört kez spor yapmalısınız, spor yapmak kasları daha güçlü, dayanıklı yapacak ve sizi mutlu ve stressiz bireyler haline getirecektir. Dolayısıyla nitelikli bir yaşama da böylece sahip olacaksınız.
Mesaj: İyi bir yaşama sahip olabilmek için spor yapmanın gerekliliğidir.
Anahtar sözcükler: Kaliteli yaşam, spor yapmak.


Başlık

Bir şeyler üretebilme ve yaşamaya dair değerler ortaya koyabilmek için herkesin iyi bir eğitime ihtiyacı vardır. Günümüzde, gelişen ülkelerde eğitim ön safhadadır. İyi bir gelişim için eğitim şarttır. Bir kuş bile yavrusunu yuvadan uçururken onu önce eğitir, ona yardımcı olur ve kendi gayesiyle onu yuvadan uçurur. Biz, bir kuş kadar da mı olamıyoruz?
Konu: Eğitim üzerinde durularak niçin eğitime ihtiyaç duyulduğu anlatılmış.
Başlık: Eğitimin Önemi

Konu
Alışkanlık, pek yaman bir öğretmendir ve hiç şakası yoktur. Yavaş yavaş, sinsi sinsi içimize ilk adımını atar. Başlangıçta kuzu gibi sevimli, alçak gönüllüdür. Ama zamanla oraya yerleşip kökleşti mi öyle azılı, öyle amansız bir yüz takınır ki kendisine gözlerimizi kaldırmamıza bile izin vermez.
Konu: Alışkanlık


* Paragrafta konu, şiirde ise “tema”dır.

Hayat bu sevdiğim,
Bir varmış bir yokmuş gibi
Sürüklenip götürdü ömrümü işte
Gözlerden süzülen gözyaşı gibi
Kimsesiz kaldım.
Tema: Yalnızlık


Ana Düşünce

Bilim ve tekniğe dayanmayan bir ekonomi topluma ve fertlere ilkel bir yaşayıştan daha fazla bir imkân sağlayamaz. Bir toplumun ekonomik imkân ve yeterlilikleri ancak bilim ve teknik ile geliştirilebilir. Bu sebeple her ulus, bilim ve tekniğe azami ölçüde yatırım yapmalı ve değer vermelidir.
Ana düşünce: Bilim ve tekniğe önem verilmelidir.


* Konu, karşımıza bir sözcük veya söz grubu olarak çıkarken ana düşünce, tamamlanmış yargı şeklinde olur. Paragrafın yazılış amacı ana düşünce, ele alınan düşünce, durum ve kavram ise konudur.

Eğitim, insanın kafasındaki kalıpları kırmasına, dünyaya daha esnek ve geniş bir açıdan bakmasına olanak sağlar. Eğitim olmaksızın insan, bildikleriyle sınırlı kalır, dünyanın zenginliğini ve çeşitliliğini kendi kafasındaki kalıplara oturtmak için çaba harcar. Eğitimli insan ise etraftan aldığı bilgileri kendi bilgileriyle birleştirerek yeni bilgiler, yeni fikirler ortaya çıkarır.
Konu: Eğitim
Ana düşünce: Eğitim, ,insanın ufkunu genişletir, kişiyi her yönden geliştir.


Yardımcı Düşünceler

Dil; düşünme, konuşma, yazışma, anlaşma aracıdır. Her türlü eğitimin, bütün bilimlerin vazgeçilmezidir. Milli kültürün başlıca unsurudur. Milli birlik ve beraberliğin koruyucusudur. Milletin sürekliliğinin güvencesidir. Gelişmiş, zengin, bütün ihtiyaçlara cevap verebilen bir dil, her alanda kalkınmanın ve ilerlemenin ön şartlarından biridir.
Yan Düşünceler:
• Dil, anlaşma aracıdır.
• Dil, eğitimin temelidir.
• Dil, birlik ve beraberliğin koruyucusudur.
• Dil, millet hayatının devamlılığını sağlar.
• Zengin bir dil, kalkınma ve gelişmeyi sağlayan temel etkenlerden biridir.


Paragraf Oluşturma

1. Hemen ekipteki arkadaşlara seslendim ve makinemin başına geçtim.
2. Baktık ki turnalardan eser yok, bir iki saat sonra pes edip uyumaya karar verdik.
3. Fotoğraf makinelerimizi kurup sabırla beklemeye başladık. (İlk Cümle)
4. Gözlerimi açtığımda sabahın ilk ışıklarıyla göle süzülen turnaların seslerini duydum.
5. Gölün pürüzsüz yüzeyine yavaşça inen yorgun turnaların onlarca fotoğrafını çekmeyi başarmıştık.


Paragraf Bölme

(1) Özgür, demokratik ve uygar bir ortamda yapılan tartışmalar, sorunun çözüme ulaştırılmasında çok etkilidir. (2) Bu tür tartışmalar insanların birbirleriyle daha iyi anlaşmalarına, sağlam ilişkiler kurmalarına katkıda bulunur. (3) Böylece demokratik yaşam tarzının gereklerine kolayca alışabiliriz. (4) Tartışmaya katılan kişiler, tartışmanın genel kurallarına uymalıdır. (5) Saygı kuralları çerçevesi içinde fikirlerini savunmalı ve karşı tarafı da aynı saygıyla dinlemelidir.
Bölme: Dördüncü cümleden ayrılmalı.


Akışı Bozan Cümle

(1) Kendinize güvenmek için başkalarının telkinlerine, övgü dolu sözlerine ihtiyacınız yok. (2) Bunu yapabilecek, başarabilecek tek kaynak içinizde. (3) Siz siz olun, kendinizle sohbet etmeyi unutmayın. (4) Maskelerinizi çıkarın ve kendinizi olduğunuzdan farklı göstermeyin. (5) Olumlu yanlarını görmeye çalışın, kendinizi eleştirirken acımasız olmayın ki kendinize güveniniz gelişsin.
Bozan Cümle: Dördüncü cümle; dürüstlükle alakalıdır.


Anlatım Biçimleri (Teknikleri)

Öyküleme (Hikâye Etme)

Bir gün Nuri, sevinçli bir yüzle kahveden içeri girdi. Oturan halkı, çekmece başındaki mal sahibine şöyle bir daire işaretiyle göstererek:
– Yap ağalara benden birer kahve!
Ne olmuştu? Soranlara “Hiç…” diyordu. “Öyle de battık, böyle de… Bari ahbap kazanalım!” Öbürleri şüpheleniyordu. “Bir iş çevirdi, ama nasıl anlasak?” diye düşünüyorlardı.
——- ——- ——- ——-

“Derse geç kalmıştım. Hemen bir taksi tuttum. Taksici beni derse yetiştirmek için biraz hızlı sürdü. Önümüzde giden araç ani fren yapınca ona arkadan çarptık. Bereket, taksici hemen frene basmıştı da çarpışma hafif oldu. Tabiî ben de derse yetişemedim.”

Betimleme (Tasvir)

Hava bulutlu ve üzerinde durduğumuz tepe rüzgârlı. Ağaç denizinin üstünde büyük gölgeler kımıldanıyor. Dallarda uzanan hışırtılar, ağaçtan ağaca sürüklenerek ormanın kızıl derinliklerinde kayboluyordu. Orman yapraklarının bir kısmı, yerleri kaplayan sonbahar çimenlerinin üzerine dökülmüş, bir kısmı da henüz dallarda idi.
——- ——- ——- ——-
“Başımızın üstünde her zaman yeşil, iğne yapraklı dallardan örülü bir çatı var. Dallar öylesine sık ki, güneş ışığı aşağıya süzülemiyor bile. Ormanın içine doğru kilometrelerce uzayıp giden toprak bir yol… Çevredeki çiçeklerin insanı bayıltıcı kokusu ve kuşların tatlı nağmeleri…”

Açıklama (Bilgilendirme)

İstanbul Üniversitesi, İstanbul’da bulunan devlet üniversitesidir. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinin ertesi günü 30 Mayıs 1453’te kurulmuştur. Dünyanın en iyi beş yüz üniversitesi sıralamasına Türkiye’den giren altı üniversiteden biridir. Üniversitede yaklaşık 55.000 lisansüstü, lisans ve ön lisans öğrencisi öğrenim görmektedir. Bu yükseköğretim işlemi, beş bin öğretim üyesi ve öğretim elemanı tarafından gerçekleştirilmektedir.
——- ——- ——- ——-
“Yakup Kadri Karaosmanoğlu edebiyatımızın önde gelen sanatçılarından biridir. Roman, hikâye, anı gibi değişik alanlarda eserler vermiş olan sanatçı daha çok romanları ile tanınmaktadır. Romanlarında önceleri kişisel konuları işleyen sanatçı daha sonra toplumsal konulara yönelmiştir. “Kiralık Konak” ta nesiller arası duygu ve düşünce farklılıklarını işleyen sanatçı, “Yaban” romanında Kurtuluş Savaşı yıllarında köy yaşamını, köylü – aydın çatışmasını işlemiştir.”

Tartışma

Bazı öykü yazarlarını dile çok hâkim, hangi sözcüğü nerede kullanacağını iyi biliyor diye övenler var. Bir öykü yazarı dili iyi biliyor, sözcükleri yerli yerinde kullanıyor diye övülmez. Yazar olmayıp yazar adayı olsa da övülmez. Elbette dili iyi bilecek, ayrıca dili yalnız doğru ya da iyi değil, aynı zamanda çok dikkatli yaratmak istediği etkiyi yaratacak yetkinlikte kullanmayı da başaracak. Mademki öykü yazarlığına soyunmuş, bu konuda asla esnek olmayacak.
——- ——- ——- ——-
Bazı bilim adamları yanlış, anlaşılmaz bir Türkçe ile yazıyorlar. Üstelik bunlar, edebiyatçı olmadıkları¬nı ileri sürerek, hoş görülmelerini de istiyorlar. Ama bu, mazeret olamaz. Çünkü bizim onlardan istediği¬miz; duygu ve düşüncelerini düzgün bir dille yaz¬malarıdır. Bunun için de sanatçı olmaya gerek yok¬tur. Her insan ana dilini hatasız kullanacak ölçüde bilmelidir bence.”
Düşünceyi Geliştirme Yolları

Tanımlama

Olgun insan, kendi kusurlarını gören ve bilen, bunları söylemekten çekinmeyen; kendi toplumunun yaşam, eğitim, görgü kurallarını hesaba katan, başkalarını hor görmeyendir. Eğitimle her şeyin yoluna gireceğine inanandır. Geleceğe umutla bağlı, acıyı tatlı edebilen insandır. Büyükle büyük, küçükle küçük olabilendir. Ciddiliğini, güler yüzle bir arada yürütendir.
“Olgun insan kimdir?” sorusuna cevaptır. Öznel olarak tanımlama yapılmış.
——- ——- ——- ——-
“Destanlar, tarihten önce ve tarihin başlangıcı sıra-sında bir milletin geçirdiği maceraları, yetiştirdiği kahramanları; doğa, evren ve toplum olayları hak¬kında düşündüklerini ve bunlar karşısında aldığı va¬ziyetleri anlatan din ve kahramanlık hikâyeleridir.”

Örneklendirme

Öğrencilerin anlama, kendini anlatma yeteneği gittikçe kayboluyor. Öğrenci, okuduğunu anlamıyor; anlasa da yorumlayamıyor. Kelime dağarcıkları o kadar dar ki… Çok az kelimeyle konuşuyorlar, kelimenin cümleye kattığı anlamı söylemekte zorlanıyorlar. Geçenlerde sordum sınıfa: “Döndüm daldan düşen kuru yaprağa.” dizesindeki “döndüm” kelimesinin anlamı nedir? İnanamayacaksınız belki ama yirmi dört kişilik sınıftan tek doğru cevap çıkmadı. Aslında bu, öğrencilerin eksiği değil, biz öğreticilerin eksiği…

“Bir yerde sabit cıvata gibi dönüp duranların ne kendilerine faydaları vardır, ne çevredekilere. Oysa dünyaya bakalım; her şey değişir, durmadan yol alır. Su, buhar olur, yağmura dönüşür; tohum, baş verir, çiçeğe durur; civciv, pek cılız doğar, kocaman bir horoz olur. Dünyada hiçbir şey durmaz. Bu do¬ğanın bir parçası olan insan neden dursun?”

Karşılaştırma

Noel Baba, “bütün çocuklara karşılıksız armağan verme” gibi ütopik, imkânsız bir fikrin kahramanıdır. Nasrettin Hoca, “Parayı ver, düdüğü çal.” dürüstlüğüyle gerçekçi bir kimsedir. Noel Baba, çam ağaçlarının toplu katliamında başrol oynar; Nasrettin Hoca, sadece bindiği dalı keser, zararı daha ziyade kendinedir. Noel Baba maddecidir, nesneler sayesinde ün yapmıştır; Nasrettin Hoca, paraya çevrilemeyecek bir zenginlik kaynağıdır, ruhu ve zekâyı besler.
——- ——- ——- ——-
“Konuşma ile yazma farklıdır. Konuşma geçicidir, yazma kalıcı. Konuşma anlıktır, yazma sonsuz. Yazı¬ya geçirilen her şey olduğu gibi korunur. Konuşma ise saman alevi gibi söylendiği anda yitip gider.”

Tanık Gösterme
Yapılacak bir işin bütün yönleri iyice düşünülmeli, sonucu iyi hesaplanmalıdır. İyi düşünülmeden yapılan bir işten dolayı duyulacak üzüntü, işi düzeltmeye yaramaz. Atalarımız bu konuda “Bin ölçüp bir biçmeli.” Ve “Son pişmanlık fayda vermez.” diyerek düşünmeden hareket etmememiz gerektiğini ifade etmişlerdir. Öyleyse bir işe başlamadan iyi düşünmeli, sonra “ah vah” etmemeliyiz.
——- ——- ——- ——-
“Deneme, büyük savlar içermez. Daha çok duygu-ya, sezgiye, birikime ve akla dayanır. Denemede yazar kendi birikimini, içinden gelenleri özgürce ak¬tarır. Bu nedenle Nurullah Ataç deneme için: “De¬neme benin ülkesidir.” der. Bu görüşe katılmamak elde değildir.”

Anlatıcı Türleri

Birinci Kişi Ağzıyla Anlatım

Kimse farkına varmadan evden çıktım. Doğruca alet edevatın bulunduğu depoya gittim. Duvara yaslı duran kazmayı kaldırıp ağırlığına baktım. İmkânı yok, bunu götüremezdim. Çok ağırdı. Küçük keser de aynı görevi görürdü. Aradığım keseri buldum. Depodan çıktım…
Üçüncü Kişi Ağzıyla Anlatım
Yazdan kalma bir gündü. Güneş, insanın içini ısıtıyordu. Cemil, sahilde oturmuş, dalgaların sesini dinlerken üstünden hızla geçen martıların çığlığı andıran sesiyle irkildi. Yerinden doğrulup izlemeye koyuldu. Martılar deniz üzerinde iyice süzüldükten sonra suya ani dalışlar yapıyor, küçük balıklar ustaca avlıyordu…

Söz Sanatları

Abartma (Mübalağa)

Âlem sele gitti gözüm yaşımdan.
Akdeniz’in dalgası gönlüm kadar taşmadı.
Yahu, o haritadaki denizi görse boğulur.
Benzetme (Teşbih)
Bazı ders kitaplarımız tuğla gibi kalındı.
Çocuğun parmakları kibrit çöpü kadar inceydi.
Gül yüzün neden gülmüyor?

Kişileştirme (Teşhis)

Rüzgâr uyumuş, ay gülüyor; her taraf ıssız.
Yeditepe üstünde zaman bir gergef işler.
Çocukluğum oynar serin avluda.


Kaynak